Renk konusunda iki yanlış var: hiç düşünmemek ve fazla düşünmek. İlki dolabı rastgele yapar. İkincisi dolabı bir renk çizelgesine çevirir, giyilmeyen bir çizelgeye. Ortası altı renklik bir palet: ezberlenebilir, taşınabilir, her sabah kullanılabilir.
Altı rengin görevi
- İki nötr temel. Dolabın omurgası: siyah ve kırık beyaz, ya da lacivert ve kamel, ya da gri ve kum. Stiline göre değişir. Klasik lacivert-kamel, Minimalist taş grisi-kırık beyaz, Maskülen siyah-antrasit seçer.
- İki açık ton. Yüzünü aydınlatan renkler: krem, fildişi, pudra, açık gri. Gömlek, bluz ve triko burada yaşar.
- Bir koyu ton. Derinlik katar: bordo, orman yeşili, gece mavisi. Palto, pantolon ve akşam parçaları bu renkte olur.
- Bir vurgu. Tek parçada, küçük bir yüzeyde: ayakkabı, çanta, fular, ruj. Paletin tek "sesi" bu.
Stiline göre nasıl değişir
Her stil aynı altı görevi kendi renkleriyle dolduruyor. Romantik vurguyu gül kurusundan seçer, Modernist kobalttan, Maksimalist fuşyadan. Eklektik'te vurgu ikiye çıkabilir, ama nötr bir bağlayıcı hep kalır.
Paleti korumak
Palet dışı bir parça almak yasak değil. Ama o parça misafirdir ve paletle konuşmayacağını bilerek alınır. Palet içi parçalar birbirini tekrar eder. Bu tekrar sıkıcılık değil, netliktir. Üç ay sonra dolabına baktığında bir kalabalık değil, bir aile görmeye başlarsın.
Kendi paletini kurmak istersen önce testi çöz: renk, stilden sonra gelir.